prostat kanseri ve PSA

Prostat Kanseri ve PSA

Prostat Kanseri, 40 yaş üzeri erkeklerde en sık görülen kanserler arasında ikinci sıradadır. Yapılan çalışmalar yaş ilerledikçe prostat kanseri ortaya çıkma riskinin arttığını göstermiştir. Bilindiği gibi 60 yaşında %60, 70 yaşında %70 daha ileri yaşlarda ise %80-100 ihtimalle görülen bir hastalıktır. Bu kadar sık görülmesine rağmen erken tanı konduğu takdirde, tedavi edilme ihtimali yüksektir. Özellikle yakın doku ve organlara sıçramadan teşhis konulan vakaların tedavisi daha kolaydır.  Erken teşhis ve tedavi edilen vakalarda kanserin tekrar etme ihtimali daha düşük olmaktadır.
Prostat Kanseri Belirtileri
Yavaş ilerlediği ve hiçbir belirti vermediği için prostat kanseri sinsi bir hastalıktır. Hastalağın ileri evrelerinde yakın doku veya organlara sıçraması durumunda aşağıdaki belirtiler görülebilir.
- Hastalarda ağrılı idrar
- İdrar yaparken kan gelmesi
- Sık idrara çıkma
- Kalça bölgesinde eklem ve kemik ağrıları
Prostat Kanseri Teşhisi
Hastaların çoğunda hiçbir şikayet görülmediği için belli aralıklarla yapılacak kan testi ile “PSA (Prostat Spesifik Antijen)” ölçülmesi erken tanının konmasında ÇOK ÖNEMLİ bir yer tutar. Ayrıca 40 yaş öncesi dönemde PSA’nın başlangıç değerini bilmek açısından 1 kez ölçülmesinde fayda vardır.
PSA (Prostat Spesifik Antijen) Genel Özellikler
Vücudumuzda sadece prostat bezi tarafından sentezlenen özel bir proteindir.
Hemen hemen tüm prostat hastalıklarında kanda PSA düzeyi yükselir. Bu yüzden prostat kanserleriyle diğer prostat hastalıklarını birbirinden ayırt etmek için ek olarak serbest PSA (free PSA) testi yapılmalıdır
Prostat Kanseri taraması için hangi testi yaptırmak gerekir?
Farklı durumlar için farklı PSA testleri geliştirilmiştir:
PSA total
PSA (serbest)
PSA (ultra sensitif)
PSA Total
Prostat kanseri taraması için Total PSA testi yaptıran hastaların dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır;
a) Kanda geçici olarak PSA yükselmesine sebep olan kabızlık, cinsel ilişki, spor aktiviteleri, kronik prostat iltihabı gibi durumların hemen sonrasında kan verilmemelidir. Bu durumda  doktorunuza veya merkezimize danışarak size en uygun test zamanını öğreniniz.
b)Prostat kanseri dışında İyi huylu Prostat Büyümesi durumunda da PSA yükselir. Ayırıcı tanı için MUTLAKA Üroloji uzmanı ile görüşün.
c) Kullanılan metodun tutarlı olması ve tam otomatize sistemlerle çalışılması hata payını ortadan kaldırır. Hangi laboratuvarda ölçülürse ölçülsün serum örneğinin 1 sene özel şartlarda dondurularak saklanması önemlidir. Bu sayede yıllık kontroller sırasında, PSA değerlerinde beklenmedik bir artış olması halinde saklanan örnekle aynı anda karşılaştırma yapabilmek mümkün olmaktadır. Örneğinizin dondurularak saklandığından EMİN OLUNUZ.
d) Yakın tarihe kadar total PSA için üst sınır olarak 4.0 ng/mL benimsenmişken, Amerikan Kanser Cemiyetinin  yayınladığı bildiriyle PSA total üst sınırı 2.5 ng/mL olarak kabul edilmiştir. Yapılan araştırmalarda total PSA seviyesi 2.5 ile 4.0 ng/mL olan vakaların %25’inde prostat kanseri bulunduğu saptanmıştır.
PSA Serbest (PSA serbest /PSA total)
PSA total değeri 2.5ng/mL’nin üzerinde olduğu durumlarda, serbest PSA ölçülerek elde edilen PSA serbest/PSA total oranı prostat kanseri tanısı koymak için bize yardımcı olmaktadır. PSA serbest /PSA total oranı 0.25’den düşük olanlarda, prostat kanseri ihtimali artmaktadır. Bu durumda MUTLAKA üroloji uzmanıyla temasa geçiniz.
PSA ultrasensitif (PSA-us)
Prostat kanseri tanısı alan ve ameliyatla prostat dokusu TAMAMEN çıkarılan (Radikal prostatektomi) hastaların takibinde sadece PSA-us kullanılır. Çok yüksek derecede hassasiyete sahip olan bu test, ameliyat sonrası dönemde ortaya çıkabilecek nüksleri erkenden yakalamak için özel geliştirilmiştir. Ameliyat sonrası “altı ayda bir yapılacak kontrollerde mutlaka PSA değerinin ultrasensitif metodla ölçülmesini isteyiniz”. Standart PSA yöntemleriyle 0.1ng/mL seviyelerinde değerlendirme yapılırken, ultrasensitif metodda bu değer 0.005 ng/mL’dir. Yani 50 kat daha hassas bir yöntemdir.