Kadın Sağlığı Erkek Sağlığı

Bağırsaktaki Beyin: Mikrobiyota

mikrobiyotaİnsan vücudunda 100 trilyon civarında hücre bulunduğu düşünülüyor. Bünyemizde bu bakteri sayısının 10 katından fazlası kadar da yararlı bakteriler taşıyoruz. Vücudun deri, ağız, erojen bölge, bağırsaklar gibi çeşitli bölgelerinde yerleşmiş bu bakterilere o bölgenin “florası”, son dönemlerdeki popülerleşmiş adıyla “mikrobiyota”sı deniyor. Bağırsaktaki mikrobiyota ise 2 kilo ağırlığında ve hem işlevi hem de ağırlığı nedeniyle artık bir organ olarak kabul ediliyor.

Bağırsak ‘mikrobiyota’sında en azından bin farklı türden bakteri bulunuyor. Bu bakteriler bebeğin dünyaya gelişinin üçüncü gününden itibaren oluşmaya başlıyor. Mide ve ince bağırsaklar tarafından sindirilemeyen besinlerin sindirimine yardım eden, B ve K vitaminlerinin yapımını sağlayan, hastalık yapabilecek bakterilerin yerleşmesine mani olan bu bakterilerin en önemli özelliği ise bağırsak duvarında bir bariyer vazifesi görmesi.

Bağırsak mikrobiyotası beyin ve bağırsak arasında karşılıklı bir ilişki oluşturarak insan sağlığı üzerinde temel ve önemli bir rol oynar. Obezite, diyabet gibi metabolik hastalıklar ve şizofreni, otizm, anksiyete, depresyon gibi neuropsikiyatrik bozukluklarla bağırsak mikrobiyotası arasında bağlantı olduğuna ilişkin güçlü kanıtlar vardır. Bağırsak sisteminde yaşayan dost, zararlı ve probiyotik mikroorganizmalar bağırsak-beyin ekseninde rol oynayan nöroaktif maddeleri üretir. Bazı probiyotik bakterilerin anksiyolitik ve antidepresan etkiye sahiptir. Bu makalede bağırsak mikrobiyotasının beyin, davranış ve psikiyatrik bozukluklar üzerine etkisi gözden geçirilmiştir.

Elab, başta kanser olmak üzere, obezite, diyabet gibi birçok hastalığın bağırsak florasındaki bakterilerle ilişkisi var. Elab Laboratuarları, sahip olduğu yüksek teknolojiyle mikrobiyota analizi yaparak hastalıkları daha doğru tedavi etmek noktasında yardımcı olmayı amaçlamaktadır.